Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Yunus Emre Kongre ve Kültür Merkezi’nde, eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın konuşmacı olarak katıldığı “İslam’ın Işığında Bilgiden Bilince” konulu konferans düzenlendi. Programa KSÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taner Okumuş, Kahramanmaraş İl Müftüsü Dr. Hasan Hüseyin Güller, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Abay, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
İlahiyat Fakültesi Öğr. Gör. Abdussamed Söyler’in Kur’an-ı Kerim tilaveti ardından başlayan konferansın açılış konuşmasını İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Abay gerçekleştirdi. Abay, bilgi, bilinç ve ibadet arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Hac ibadetinin gerçekleştirildiği Arafat, Müzdelife ve Mina üzerinden değerlendirmelerde bulunan Abay, Arafat’ı bilme, Müzdelife’yi şuur ve Mina’yı kurban kavramlarıyla ilişkilendirdi. Bilginin bilinçle bütünleşmesinin önemini vurgulayan Abay, bilginin bilinç düzeyine ulaşmadan ibadetin de gerçek anlamda yerine getirilemeyeceğini ifade etti.
Erbaş, Kahramanmaraş’ın Tarihî Hafızasına Dikkat Çekti
Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, konuşmasında Kahramanmaraş ile olan geçmişine değinerek 12 Şubat 2020’de, şehrin kurtuluşunun 100. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen programda Ulu Cami minberinden Kahramanmaraş’ın kurtuluş mücadelesini anlattığını ve Millî Mücadele kahramanlarından Rıdvan Hoca’yı andıklarını hatırlattı. Erbaş, 6 Şubat depremlerinin ardından da Kahramanmaraş’ta bulunduğunu ve depremzedelere yardım amacıyla şehirde birkaç gün kaldığını belirtti.
Konferansın ana temasını oluşturan bilgi ve bilinç ilişkisi üzerinden İslam medeniyetinin ilim ve irfan temellerine değinen Erbaş, İslam ile bilim ve hikmet kavramlarının birbirini tamamladığını ifade etti. Kur’an-ı Kerim’in ilk inen ayetlerinin ve surelerinin ilme verdiği öneme işaret eden Erbaş, Alak suresinin ilk ayetlerinde okumaya ve öğrenmeye vurgu yapıldığını, ardından inen Kalem suresinde ise kaleme ve yazılanlara dikkat çekildiğini belirtti. Bu iki surenin, Müslümanların hayatında kitap ve kalemin taşıması gereken önemi ortaya koyduğunu dile getirdi.

İslam Medeniyetinin Temelinde İlim ve İrfan Var
Hz. Muhammed’in (sav) ilim öğrenmeye verdiği önemi anlatan Erbaş, ilim tahsilinin kadın ve erkek bütün Müslümanlar için taşıdığı değere dikkat çekti. Peygamber Efendimizin Medine’ye hicretinin ardından mescit inşa edilmesi ve burada Suffe’nin oluşturulmasıyla eğitim faaliyetlerinin kurumsal bir yapı kazandığını belirten Erbaş, Hz. Muhammed’in kendisini bir muallim olarak tanımlamasının da ilmin İslam medeniyetindeki yerini gösterdiğini ifade etti.
Erbaş, Medine’de oluşturulan toplumsal düzenin ve Medine Sözleşmesi’nin tarihî önemine değinerek İslam’ın ilk dönemlerinde farklı bölgelere giden sahabelerin ilim ve irfanın yayılmasına katkı sağladığını anlattı. İslam medeniyetinin tarihsel gelişiminden örnekler veren Erbaş; Kudüs, Buhara ve Endülüs gibi merkezlerin ilim, kültür ve düşünce hayatındaki yerini değerlendirdi.
Kudüs’ün tarih boyunca yaşadığı gelişmelere de değinen Erbaş, şehrin 1099 yılında Haçlıların eline geçmesiyle başlayan işgal dönemini hatırlattı. Günümüzde Kudüs’te yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erbaş, Müslümanların ilim ve çalışma alanında daha fazla gayret göstermesinin önemini vurguladı. Bu kapsamda, Kudüs’ün tarihî ve kültürel mirasına yönelik hazırlanan Darüsselam projesi hakkında bilgi veren Erbaş, üç ciltlik eser çalışması ve Kudüs belgeseline ilişkin değerlendirmelerini de katılımcılarla paylaştı.
Bilginin İnsanlığın Yararına Kullanılması Gerekiyor
Konuşmasında ilmin yalnızca bilgi edinmekten ibaret olmadığını, insanlığın yararına kullanılması gerektiğini vurgulayan Erbaş, Hz. Muhammed’in (sav) faydalı ilim talep etmeyi öğütleyen duasını hatırlattı. İslam medeniyetinde bilginin insanlığa hizmet etmesi gerektiği anlayışının öne çıktığını belirten Erbaş, tarih boyunca Müslüman bilim insanlarının matematikten astronomiye, tıptan diğer bilim dallarına kadar pek çok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirdiğini ifade etti.
Erbaş, Harezmi’nin matematik alanındaki çalışmalarına ve algoritma kavramının gelişimine, İbn Sina’nın tıp ve felsefe alanındaki katkılarına değinerek İslam dünyasının bilim tarihindeki etkisine dikkat çekti. Bilimsel birikimin aktarılması sürecinde yaşanan isimlendirme ve kaynak gösterme tartışmalarına da değinen Erbaş, Müslüman bilim insanlarının eserlerinin ve katkılarının doğru biçimde tanınmasının önemini vurguladı.
Batı dünyasında bilimsel düşüncenin tarihsel gelişimine ilişkin örnekler veren Erbaş, astronomi bilgini Giordano Bruno’nun 1600 yılında Roma’da ateşe atılmasını hatırlatarak bilimsel düşünce ve özgür araştırmanın tarih boyunca karşılaştığı engeller üzerinde durdu.
Konuşmasının sonunda günümüzde bilimsel bilginin önemli bir bölümünün dış kaynaklardan edinilmesinin nedenlerinin sorgulanması gerektiğini belirten Erbaş, Müslümanların yeniden bilim ve teknoloji alanında güçlü bir konuma ulaşması için daha fazla araştırma yapması, bilgi üretmesi ve elde edilen birikimi insanlığın faydasına sunması gerektiğini ifade etti. Hz. Muhammed’in (sav) ilmi müminin yitiği olarak nitelendiren sözünü hatırlatan Erbaş, bilginin nerede bulunursa bulunsun aranması, edinilmesi ve insanlığın yararına kullanılması gerektiğini vurguladı.
“İslam’ın Işığında Bilgiden Bilince” konulu konferans İl Müftüsü Dr. Hasan Hüseyin Güller ile İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Abay’ın, Prof. Dr. Ali Erbaş’a hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ardından sona erdi.
